Sistematik bir Derleme ve Meta-Analiz
1. Giriş
Sistemik lupus eritematozus (SLE), genç ve orta yaşlı kadınları esas olarak etkileyen, birçok organın yaşamı tehdit eden hasar görmesine neden olabilen, multisistem katılımlı kronik bir otoimmün hastalıktır. Hastalığın nedeni bilinmemektedir ve dış çevre, endokrin faktörler, genetik faktörler, ilaç etkileri ve enfeksiyöz faktörlerle ilişkili olabilir. Halihazırda bu hastalığın geleneksel tedavisinde hidroksiklorokin, glukokortikoidler, immünosüpresif ilaçlar (siklofosfamid, azatiyoprin ve hidroksiklorokin dahil) ve bazı biyolojik ajanlar kullanılmaktadır, ancak bu tedavi uzun tedavi süresi, yüksek yan etki riski ve ilaçların oldukça yüksek maliyeti nedeniyle klinik uygulamada kısıtlıdır.
Akupunktur, geleneksel Çin tıbbı tedavisinin önemli bir bileşenidir. Araştırmalar, etkilerinin insan merkezi sinir sistemi tarafından aracılık edildiğini, akupunktur uyarımının limbik sistem, parietal ve subkortikal gri madde yapılarının aktivitesini önemli ölçüde değiştirdiğini ve ağrıyı hafiflettiğini göstermiştir. Ağrıyla ilişkili dağıtılmış merkezi ağların dengesini modüle etmek ve beynin akupunktur uyarımına verdiği yanıtı somatosensoryal, duygusal ve bilişsel işlemeyle ilişkili geniş bir bölge ağıyla genellemek söz konusudur.
Geleneksel terapilerle SLE’nin tedavisinde, akupunktur semptomların hafifletilmesinde, hastalığın kontrol altına alınmasında, bağışıklık fonksiyonunun düzenlenmesinde, hormon geri çekilmesi ve batı ilaçlarının toksik yan etkilerinin azaltılmasında ve komplikasyonların azaltılmasında benzersiz bir etkiye sahiptir.
SLE hastalarında akupunkturun klinik uygulaması, ağrıyı etkili bir şekilde hafifletir, klinik semptomları iyileştirir ve hastanın yaşam kalitesini artırır.
Bu nedenle, SLE’nin klinik uygulamasında geleneksel farmakoterapi ile kombine edilen akupunkturun güvenliği ve etkinliğini, konvansiyonel farmakoterapiye karşı netleştirmek, TCM tedavisinin avantajlarını en üst düzeye çıkarmak ve böylece SLE’nin genel tedavi etkisini iyileştirmek gereklidir. Bu çalışmada, SLE tedavisi için geleneksel farmakoterapi ile kombine edilmiş akupunktur terapisinin randomize kontrollü çalışmaları (RCT) incelenmiş ve genel remisyon oranı, SLE hastalık aktivite indeksi (SLEDAI), TCM semptom puanları, immünolojik indeksler ve tedavi sonrası yan etkilerin insidansı üzerinde kapsamlı bir analiz ve inceleme yapılmıştır.
Akupunkturun tamamlayıcı tedavi olarak klinik tedavi stratejileri sağlamak ve kanıta dayalı tıbbi delil sağlamak amaçlanmıştır.
Bu nedenle, SLE’nin klinik uygulamasında geleneksel ilaç tedavisine karşı, akupunktur ile kombine geleneksel ilaç tedavisinin güvenliğini ve etkinliğini netleştirmek ve böylece TCM tedavisinin avantajlarını en üst düzeye çıkarmak ve SLE’nin genel tedavi sonucunu iyileştirmek zorunludur. Bu çalışmada, SLE tedavisi için konvansiyonel ilaçlarla kombine edilen akupunktur terapisinin RCT’leri arandı ve genel remisyon oranı, TCM semptom puanları, Sistemik lupus eritematozus hastalık aktivite indeksi (SLEDAI), immünolojik göstergeler ve tedavi sonrası yan etki insidansının kapsamlı bir analizi yapıldı.
2. Yöntemler
Bu bölüm çalışmanın metodolojisini içerdiği için çevirilmemiştir ancak ilgililerin ayrıntılı incelemesi için bu bölüme kaynak kısmındaki bağlantıdan ulaşılabilir.
3. Sonuçlar
3.1. Çalışma seçimi
Veri tabanından toplam 603 çalışmaya ulaşılmış ve diğer kaynaklar aracılığıyla ilave 15 kayıt dahil edilmiştir. Kayıtların 52 mükerrer kopyası hariç tutulmuştur. Başlıklar ve özetler taranarak, kalan 549 makaleden 525 makale çıkarılmıştır. Tam metnin okunmasıyla 18 çalışmanın uygunsuz olduğu tespit edildi ve bu nedenle çıkarıldı. Son olarak, 7 elverişli çalışma bu metaanalize dahil edilmiştir (Greco ve ark 2008; Chen 2012; Zuo ve ark 2012; Wang ve ark 2018; He ve ark 2020; You ve ark 2022; He, 2022). Çalışma seçim süreci Şekil 1’de gösterilmiştir. Dahil edilen çalışmalardan altısı 2012 ve 2022 yılları arasında Çin tıp dergilerinde yayınlanmıştır.

1 – Şekil 1. Tarama sürecinin PRISMA akış diyagramı.
4. Tartışma
SLE, sistemik multiorgan tutulumu, tekrarlayan nüksler veremisyonlar ve vücutta birçok otoantikor ile karakterize sistemik otoimmün bir hastalıktır.
SLE çoğunlukla üreme çağındaki kadınları etkiler ve erkek-kadın insidans oranı 1:10-12’dir.
GünümüzdeSLE tedavisinde çoğunlukla hormonlar ve immünosupresif ilaçlar kullanılmaktadır, ancak bu ilaçların hem avantajları hem de dezavantajları vardır ve etkili bir rol oynarken farklı derecelerde komplikasyonlara ve yan etkilere neden olmuşlardır.
Örneğin, yüksek dozda hormon ve immünosupresiflerin uzun süreli kullanımı enfeksiyon, Cushing sendromu ve osteoporoz gibi yan etkilere neden olabilir.
Buna karşılık, akupunktur tedavisi hem hayati qi’yi desteklemeye hem de kötü qi’yi ortadan kaldırmaya önem verir ve qi ve kanı düzenleyerek hastalıkları iyileştirebilir.
Bu nedenle, SLE tedavisi için geleneksel Çin tıbbi tedavisi ve kimyasal ilaçların birleştirilmesi yeni araştırma alanlarından biri haline gelmiştir.
5. Sınırlamalar ve çıkarımlar
Mevcut sınırlamalar:
1) Dahil edilen çalışmaların kalitesi: Dahil edilen randomize kontrollü çalışmaların (RCT) kalitesi değişkendir ve bu da genel sonuçların güvenilirliğini ve geçerliliğini etkileyebilir. Metodolojik kusurları, yetersiz körleştirmeyi veya küçük örneklem büyüklükleri olan çalışmalar, tedavi etkilerinin tahmini hassasiyetini etkileyen önyargılar oluşturabilir;
2) Yayın biası: Dahil edilen çalışmalarda, muhtemelen yayınlanmamış olumsuz sonuçların varlığı nedeniyle, bazı yayın yanlılıkları vardır. SLE için akupunktur üzerine yapılan çalışmalar, çoğunlukla Çinli araştırmacılar tarafından başlatılmıştır ve çalışma konularının çoğunluğu da Çinlidir, bu da sonuçlarda yanlılık olasılığını artırır;
3) Sınırlı çalışma sayısı: İlgili RCT sayısı sınırlıdır ve devam eden bazı deneyler bu Meta-analize dahil edilmemiştir, bu da bulguların istatistiksel gücünü ve genellenebilirliğini sınırlayabilir. Bununla birlikte, bu meta-analizin, SLE tedavisinde bu yeni terapi için daha güvenilir kanıt sağlamak amacıyla daha fazla araştırmacıyı ilgili deneyler yapmaya teşvik etmesini umuyoruz;
4) Uzun dönem verilerin eksikliği: Takip yetersiz kalmıştır, çünkü SLE’nin karmaşıklığı ve tekrarlayan doğası nedeniyle uzun dönem sonuçları değerlendirmek önemlidir;
5) Heterojenlik: Bu meta-analizdeki heterojenlik, esas olarak müdahale şekli (bitkisel müdahale ile veya bitkisel müdahale olmadan, uygulanan ilaç türü, sıklık), uygulanan akupunktur türü (1 çalışma akupunktur uygulaması kullanmış ve 1 çalışma akupunktur iğnelemeleri kullanmış; her çalışmada kullanılan akupunktur noktaları tam olarak aynı değildi).
6) Sonuçların sınırlı kapsamı: Bu meta-analize dahil edilen sonuçlara ek olarak, IgA, IL-4, Th1/Th2, IFN-gamma ve diğer sonuçlar da SLE gelişimini yansıtan önemli göstergelerdir. Yeterli sayıda çalışma bulunmadığından, yukarıdaki göstergeler için meta-analiz uygulanmamıştır.
Yukarıdaki sınırlamalar, bu meta-analizin güvenilirliğini olumsuz yönde etkilemiştir.
Klinik ve araştırma için çıkarımlar:
1) SLE tedavi sürecinde, hastaların akupunktur tedavisi ve ilaç tedavisi alarak etkinliği artırmaları ve yan etkileri azaltmaları tavsiye edilmektedir;
2) TCM teorisinin karmaşıklığı nedeniyle, her deneyde alınan akupunktur noktaları duruma göre farklılık gösterecektir. Ancak aynı deneyde alınan akupunktur noktalarının birlikteliği sağlanabilir. Bu, klinik RCT’lerde akupunktur terapisinin eksikliklerinden biridir ve bunu iyileştirmek için önerileri olan makaleler bulunmaktadır. Gelecekteki akupunktur odaklı RCT’lerin ilgili önerileri benimsemesi beklenmektedir;
3) İyi tasarlanmış, titizlikle uygulanan, yüksek kaliteli, büyük örneklem büyüklüğüne sahip ve genel sonuç göstergeleri olan çok merkezli RCT’lere ihtiyaç vardır. SLE tedavisinde akupunktur terapisinin etkinliğini ve güvenliğini daha da doğrulamak için gereklidir.
6. Sonuç
Bu meta-analiz, akupunktur tedavisinin konvansiyonel farmakoterapi ile kombine edilerek sinerjik tedavinin etkinliği ve güvenliği önemli ölçüde artırabileceğini göstermektedir.
kaynak: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37800775/